NEMLE MÜCADELE

Yazar:Alan M. MacRobert

Nem%20%C3%B6nleyici
Siz de kauçuk köpük kullanarak rahatlıkla kendi nem önleyicinizi yapabilirsiniz. Sky & Telescope’dan Denis diCicco buradakini bir parça köpüğü keserek, parçanın kenarlarını düzelterek ve yapıştırıcıyla yapıştırarak elde etmiş. Diğer malzemelerle yaptığı onlarca deneme sonucu, resimde gördüğünüzün kullandığı en iyi nem önleyici olduğuna karar vermiş.
S&T / Dennis di Cicco

Gözlemcilerin geceleyin karşılaştığı en bilindik sorunlardan biri de teleskoplarının üzerinde oluşan nemdir. Bu durum,açık bir gökyüzünde nesnelerin kuru kalacağını düşünen pek çok insana şaşırtıcı gelir. Maalesef, en istikrarlı ve keskin görüntüler, hava şartlarının çiy oluşumuna sebep olduğu gecelerde elde edilir. Göz merceğinde öncelikle, sönük yıldız ve gökadaların görülmesi zorlaşır. Ardından parlak yıldızlar etrafında haleler oluşmaya başlar. Bir el feneri ile yapılacak kontrol de optik yüzeyi kaplayan buğuyu açığa çıkarır. Daha ağır koşullardaysa tüm teleskop yüzeyi dahi ıslanabilir. Nemi silerek gidermeye çalışmak hiçbir zaman işe yaramaz, durduğunuz an daha çok su yüzeyde yoğunlaşır. İşte tam bu noktada pek çok gözlemci, artık nemle mücadele etmekten vazgeçer.

Buna rağmen, nem oranının çok fazla olduğu durumlarda bile, mercek ve aynalarınızı temiz tutabilirsiniz. Yapmanız gereken, düşmanınızı anlamak ve ona karşı gerekli önlemleri almaktır.









Çiy Rehberi

So%C4%9Fuk%20uzay
Sıcak bir ortamdan bahçeye çıkarılan bir teleskop havadan daha soğuk hale nasıl gelebilir?Mutlak sıfırın sadece birkaç derece üzerinde olan uzaya ışınımsal ısı yayarak.Sonuç nedir? Teleskobun üzerinde oluşan nem.
Courtesy Akira Fujii

Çiy, havadan yere düşmez. Çiy; sıcaklığı havanın çiy/çiylenme noktasından daha düşük olan herhangi bir yüzey üzerinde çevredeki havadan yoğunlaşma sonucunda oluşur. Çiylenme noktası, hem sıcaklığa hem de atmosferdeki neme bağlıdır. Eğer nem %100 olursa, çiylenme noktası havanın sıcaklığıyla aynı değerdedir. Daha düşük nem oranlarında ise, çiylenme noktası hava sıcaklığından düşüktür. Çiylenme noktası suyun donma noktasından düşük ise, bu sefer sıvı su yerine buz meydana gelir.

Çiy oluşumuna dair en bilindik örnek, bir şişeyi buzdolabından çıkardığınızda meydana gelenlerdir. Şişe, çiylenme noktasından soğuksa, yüzeyinde damlacıklar yoğunlaşır. Teleskobunuz da tıpkı bu şişe gibidir.

Bir defasında bir Schmidt-Cassegrain sahibi bana şöyle demişti:“Ama benim teleskobum havadan daha soğuk olamaz!” “Onu dışarıya çıkardığımda sıcaklığı havanınkinden daha fazlaydı. Termodinamiğin ikinci yasasına göre böyle bir durum asla gerçekleşemez.”

Hayat keşke bu kadar basit olsa. İkinci yasanın dediği gibi, nesneler bulundukları ortamla aynı sıcaklığı gelmeye çalışırlar ve o sıcaklığı korurlar. Fakat nesneler sadece etraflarındaki hava ile ısı alış verişi yapmazlar, aynı zamanda uzaktaki nesnelerle ışıma yoluyla da ısı alış verişinde bulunurlar. Güneş'in 150 milyon km uzaklığa rağmen vücudumuzu ısıtabilmesini sebebi de budur. Geceleyin ise ısının akış yönü tam terstir. Gece gökyüzünün etkin sıcaklığı “mutlak sıfır”ın birkaç derece üzerindedir ve açık alandaki bir teleskop doğrudan bu soğuğa maruz kalır.

Optiğinizi Koruyun

Çiye karşı alınacak ilk önlem, teleskobun optik kısımlarını uzay ile mümkün olduğu kadar az etkileşime sokmaktır. Mercekli bir teleskobun merceğinin ucundaki sıradan bir nem önleyici, genellikle bu amaç için yeterli olur. Nem önleyici ne kadar uzun olursa o kadar faydası olur. Bu açıdan, Newton tarzı teleskopların en güzel yanlarında biri, tüp kısmının tamamının dipteki birincil aynayı nemden koruyan bir kalkan görevi görmesidir. Buna karşın, açık tüp tasarımlı bir Newton tarzı teleskop ise, bu durumdan faydalanmak için,açık iskeletinin etrafını örtecek bir örtüye ihtiyaç duyar. Tabii ki, örtünün hava ile temas eden kısmı nemlenecektir.

İnce(ısı sığası az olan) ve ısısını çabuk yayabilen parçalarda çiylenme/nemlenme sorunu daha çok görülür. Schmidt-Cassegrain düzeltici mercekleri nemlenme sorunlarıyla kötü bir şöhrete sahiptir. Zira nem önleyiciler, bu tür teleskoplara sahip olanların edindikleri ilk aksesuarların başında gelir.

Siz de rahatlıkla kendinize bir nem önleyici yapabilirsiniz.16 mm lik (5/8 inç) kalın bir parça kauçuk köpük1 ile (spor mağazalarında uyku tulumlarının altına koymak için satılır) ucuz, hafif ve dayanıklı bir nem kalkanı elde edilebilir.(Makalenin ilk sayfasında bir örneği verilmiştir.) Nem önleyicinin bir yararı da etraftan yansıyan ışıkların teleskoba girmesini engellemesidir. Eğer, nem önleyicinin kenar kararmasına sebep olacağından endişeleniyorsanız, daha geniş bir açı sağlayacak şekilde köpüğü kesebilirsiniz. Salt 3° derecelik bir açıklık size kenar kararması olmayan en az 3°lik bir görüş alanı sağlar.

Göz mercekleri de çiy/nem sorunu ile karşı karşıyadır. Yüzünüzden gelen ısı nemlenme sürecini yavaşlatırken, göz küreniz ve nefesinizdeki nem ise süreci hızlandırır. Göz merceğine takılan uzun bir kauçuk göz tutucu2, gözlem sırasında sadece etraftan gelen ışığı engellemekle kalmaz, aynı zamanda küçük bir nem önleyici görevi de görür.

Gözlem Yerinizi Koruyun

G%C3%B6zlem%20yerini%20koruyun
Yazarın, gözlemevinde nemlenmeye karşı iki kozu var:Birincisi 12.5 inçlik teleskobu çok uzun bir tüpe sahip.İkincisi açılır kapanır çatısı,çalışma masasının bir kısmını örterek haritaları ve aksesuarları ışınımsal soğumadan koruyor.
S&T / Craig Michael Utter

Aynı ilke büyük ölçülerde de geçerlidir. Sabahın erken saatlerinde, açıktaki çimenlerin üzerinin beyaz beyaz olduğunu(çiy ya da nem) ama ağaçların kenarındaki çimenlerin üzerinin olmadığını hiç fark ettiniz mi? Ağaçlar dev nem kalkanlarıdır ve sizin de işinize yarayabilir. Eğer gökyüzünün sadece bir kısmını gözlüyorsanız, etrafınıza ve arkanıza ağaçları almaya özen gösterin. Böylece sadece teleskobunuz değil, aksesuarlarınız ve haritalarınız da uzun süre kuru kalacaktır.

Ağaçlar rüzgar sorununu da çözer, ama hafif bir esinti yine de yararlıdır; teleskobunuz sıcaklığını ortamdaki hava sıcaklığına yakın hale getirir. Bunun sebebi ise, ışınım yoluyla soğumanın, hava akımı ile ısı aktarımına göre daha etkisiz olmasıdır.

Bir şemsiye de gündüz bizi Güneş'in sıcaklığından koruduğu gibi gece de uzayın serinliğinden korur. Sizi ve gözlem malzemelerinizi kozmik derin dondurucudan korumaya yardımcı olur. Durgun bir gecede bir şemsiye altındaki termometrenin gösterdiği değer, doğrudan açık gökyüzüne maruz kaldığı andaki değerinden 6°C, hatta daha da fazla olabilir.


Teleskobunuzu Isıtın

Bu%C4%9Fu%20giderici
Resimdeki Schmidt - Cassegrain teleskobu dört yerden Kendrick Buğu Giderici Düzeneği ile donatılmış:ana teleskoptaki düzeltici mercek, bulucunun objektifi ve her iki gözmerceği.
S&T / Dennis di Cicco

Daha önce saydıklarımızın yeterli olmadığı zamanlar ve mekanlar olabilir. Böyle bir durumda teleskobunuz optik kısmını ısıtmaktan başka bir çareniz yoktur.

120 voltluk bir saç kurutma makinesi (belirli bir mesafeden kullanılması camın aşırı ısınmasını ve şeklinin bozulmasını önler) nemi beş dakika kadar aletinizden uzak tutacaktır. Sonra onu tekrar tekrar kullanmak zorunda kalacaksınız. 12 voltluk bir otomatik “nem savurucunun”3 ise etkisi daha da azdır.

En etkili yol, kesintisiz ve az miktarda ısı sağlamaktır. Pille çalışan nem önleyiciler Sky & Telescope da tanıtılmış ve değerlendirilmişti.(Ayrıntılı bir örnek olarak: Kendrick Dew Remover System; May 1994 issue, page 52. Benzer bir sistem Orion Telescopes & Binoculars tarafından da satılmaktadır.) Eğer elektronikle aranız iyi ve lehim yapabilirseniz, siz de istediğiniz boyut ve şekilde bir buğu giderici4yapabilirsiniz.

Isıtılmış optik düzeneklerin beklenmedik yararları da olabilir. S&T un yeni yazarı Walter Scott Houston elektrikli ısıtıcıları hem 4 inçlik mercekli teleskobunda hem de göz merceklerinde kullanmış. Elektriği kestiğinde, teleskobun merceğinde nem belirmeden evvel bir kadir kadar bir ışık kaybının olduğunu fark etmiş. Houston yazısında şu ifadelere yer vermiş: “Çiylenmenin belirgin olmadığı gecelerde dahi, ısıtıcılar kullanıldığında daha iyi yıldız görüntüleri elde ediliyor.” Bunun sebebi, düşündüğünüzün aksine, az miktarda ısıtmanın; teleskobu ortamın hava sıcaklığına yaklaştırarak, teleskobunuzun etrafındaki sıcaklık farklılıklarından kaynaklanan zayıf atmosferik görüşü en aza indirmesi olabilir. Kısacası, temel ilke; teleskobun havadan daha soğuk olmasını engellemek olmalıdır.

Teleskobunuzu Nasıl Saklamalısınız?

%C3%87antada%20teleskop
Gözleminizin hangi aşamasında olursanız olun,herhangi bir parçası(optik, elektronik ya da mekanik) nemli kaldığı sürece teleskobunuzu asla örtüp kaldırmayın,hava geçirmez bir çantaya koymayın.
S&T / Dennis di Cicco

Nemlenme en çok, eğer teleskobunuz kapalı bir ortamda saklanırken gerçekleşirse zararlıdır. Hiçbir teleskop tamamen kuru hale gelmeden kapatılıp saklanmamalıdır. Kaçacak bir yeri olmayan su, optik kaplamalarınıza saldırabilir ve anında camın kendisini mahvedebilir. Kapalı ortamlarda suyun yoğunlaşma ve buharlaşma döngüsünün gerçekleşmesi uzun zaman alabilir.

Aklınıza, teleskobunuzu kapatıp kaldırmadan önce kuru olan hava geçirmez ortama suyun nasıl geldiği sorusu takılabilir. Cevap basittir: Su aslında ortamda mevcuttur, teleskobunuz eğer o kapalı ortamdaki havanın çiylenme noktasından daha soğuk olursa, su yoğunlaşacaktır. Kafası karışmış pek çok teleskop sahibinin, merceklerinin iç yüzeyinde su izleri gözlemlemelerinin sebebi de budur.

Bu durumu önlemek için birkaç yöntemden bahsedelim. Sıkıca paketlenmiş bir teleskobu ılık bir ortamdan soğuk bir kapalı ortama taşımayın. Aslında teleskobu sıkıca paketlemek başlı başına kötü bir yöntem olabilir. En iyi teleskop örtüsü “nefes alabilen” bir kumaştır. Bu kumaş tozları uzak tutarken, su buharının çıkışına izin verir.

En büyük sorun, baharın başında sıkça görüldüğü gibi, soğuk bir havanın ardından nemli sıcak bir rüzgar eserse yaşanır. Bu durumda, soğuk olan her şey sırılsıklam olur. Kumaş veya bezden bir örtü, teleskobunuzun soğuk parçalarının etrafındaki nemli hava miktarını azaltarak bu sorun için en iyi çözümü oluşturabilir.

Kurulduğunda, tüp akımlarını en aza indirmek için, teleskobunuzu dış ortam sıcaklığında saklamak alışılagelmiş bir tavsiyedir. Fakat, bu eski kuralın değiştirilmeye ihtiyacı olabilir. Teleskobu biraz daha ılık tutmak, suyun yoğunlaşmasını; yani nem oluşumunu engeller. Kapalı veya garajın önündeki bir veranda size fazladan birkaç derece sağlayabilir. Fakat uzun vadede teleskobunuzu evinizin içinde saklamalısınız. Asla rutubetli bir bodrum katını, garajı ya da pratik bir kural olarak, aletlerin paslandığı hiçbir yeri teleskobunuzu saklamak için kullanmayın.

Yukarıda bahsettiğimiz pasif önlemlerin yanı sıra, etkin karşı önlemler de alabilirsiniz. Üstü örtülmüş bir teleskoba konulacak 4 veya 7 watt lık ampul düşük güçlü bir ısıtıcı görevi görür. Ampulü, objektifin hemen aşağısına ya da tam yanına koyun. Aksi takdirde, ampul tübün diğer parçalarındaki suyu uzaklaştıracak ve suyun soğuk olan optik parçalarda birikmesine sebep olacaktır. Ampülü sadece nemin fazla olduğu dönemlerde kullanabileceğiniz gibi, nem ayarlayıcı bir düzenekle beraber de kullanabilirsiniz.

Silikajel/silis jeli kurutucu özelliğe sahiptir ve sıkıca paketlenmiş teleskop kutusundaki havanın nemini alır. Yazar plastik hasıra konmuş 340 gr lık(0.75 pound) bir paketi 12.5 inçlik teleskop tübünün kapaklarının içine koymuş. Ayrıca, her bir ya da iki ayda bir, paketin göstergesi maviden pembeye kaydığı zaman, biriken nemi gidermek için, çantayı gözlemevindeki küçük bir fırında ısıtıyormuş.(Silikajel kuru iken mavi renkte olup, rutubete doymuş durumda pembedir.) Tüpünüzü veya teleskop çantanızı ne kadar sıkı paketlerseniz, bu işlemi o kadar seyrek yaparsınız. Silikajel pek çok kaynaktan edinilebilir. Örnek olarak bu adrese bakabilirsiniz.

Sonuç olarak; nem, gökbilimciler için sinsi bir düşman olabilir ama edindiğiniz azıcık bir bilgi bile onun üstesinden gelmeye yetecektir.


Çeviren: Ozan Kanbertay
Kaynak: http://www.skyandtelescope.com/howto/visualobserving/3304226.html
Eleştiri ve Önerileriniz İçin: moc.oohay|yatrebnaknazo#moc.oohay|yatrebnaknazo

Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 License